
Normalde salt özelge metni paylaşmayı pek tercih etmem; ancak Bursa Defterdarlığı’nın binek otomobillere ilişkin bu güncel görüşü, yerleşik uygulamaları ve alışılagelmiş “gider” mantığını sarsacak kadar dikkat çekici.
Özellikle binek otomobil lastiklerinin muhasebeleşme şekli ve bu harcamaların aracın alındığı yıldaki amortisman sınırıyla olan doğrudan ilişkisi, hepimizin ezberini bozacak bir yaklaşım sergiliyor.
Sözü fazla uzatmadan, özelgenin kritik bölümlerini aşağıda paylaşıyor ve teknik değerlendirmeyi siz değerli meslektaşlarımın ve profesyonellerin yorumuna bırakıyorum:
“…şirketiniz aktifine kayıtlı BİNEK OTOMOBİL LASTİKLERİne ilişkin bedelin maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekmekte olup, amortisman yoluyla itfa edilecek tutarın tamamının Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi KAPSAMINDA kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, ilk iktisap bedeli mezkur Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde belirtilen tutarı aşmayan binek otomobillerin maliyet bedelinin SONRADAN YAPILAN GİDERLER NEDENİYLE SÖZ KONUSU TUTARI AŞMASI DURUMUNDA İSE, binek otomobillere ilişkin gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedelin tespitinde binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınacaktır.”
Saygılarımızla.
